Jaipur

Hindistan İzlenimleri – 5

Buradan ayrılıp Jaipur kentine doğru yola kuyoluyoruz. Mesafe yaklaşık 220 kilometre ve bu mesafenin altı saatte katedilmesi hedefleniyor. Jaipur şehri, ismi ‘pur’la biten tüm şehirler gibi hinduların ağırlıkta olduğu şehirler. Müslüman şehirleri ise ‘abad’la sonlanıyorlar. Delhi ise eşik anlamına geliyor. Doğusunda sıra dağlar, batısında ise çöl bulunuyor ve hint yarımadasına giriş ancak bu eşikten gerçekleşiyor. […]

Hindistan İzlenimleri – 6

25 Kasım 2003 İngiliz Prensi burayı ziyarete geleceği zaman, karşılama rengi olarak kabul edilen kırmızıya (pembeye) boyamışlar şehri. Sonrasında da bir yasa koyup şehir duvarları içindeki bütün evlerin kırmızı olmasını zorunlu tutmuşlar. Öyle cart kırmızı değil, renklerden pek anlamam ama turuncuya daha çok benziyor bu renk. Boyadıklarını söylemekde pek doğru sayılmaz aslında, evler kum taşından […]

Hindistan İzlenimleri – 7 Jaipur

Yolda yazlık sarayın önünde durduk. Man Sagar gölünün ortasında kurulan Jal Mahal’in duvarlarının bile bir kısmı sular altında. Göl sularının daha önce hiç görmedikleri kadar yükseldiğini belirttiler. Turistik ıvır zıvır satıcılarının gayretli çalışmalarına pek kulak asmadan birkaç fotoğraf çektik ve yolumuza devam etmek üzere otobüsümüzdeki yerimizi aldık. Hintliler gezmeyi çok seviyor. Bizim orada bulunduğumuz zaman […]

Hindistan İzlenimleri – 8 Jaipur

Günün kalanında serbestiz. Çarşıya gideceğim için keyfim yerinde. Alışverişle ilgisi yok, gerçek yaşamlarını görme şansı bulacağım. İki tarafındaki onlarca dükkanla birbirine paralel iki sokaktan oluşan, Hawa Mahal’a çok yakın çarşıya atıyoruz kendimizi. Dükkanların  çoğunlukla sağ tarafı koridor olarak bırakılmış, satıcılar ise sol tarafı kaplayan sediri andıran bir platformun üzerinde bağdaş kurmuş durumda müşterileri bekliyorlar. Bir […]