Singapur Gezisi

1

Singapur kendi küçük ama önemi büyük bir kent devlet. Yüzölçümü 647.5 km², yani İstanbul kentinin dörtde biri kadar, nüfus dörtbuçuk milyon. Yani kalabalık. Kaldığım üç gün içerisinde adada boş yer görmedim. Bulabildikleri her boşluğa, buna iki bina arasındaki hava boşluğu da dahil bir yapı inşa ediyorlar.

Singapur manzarasıKent 14. yüzyıla kadar bir balıkçı kasabasından ibaret iken İngiliz Sir Stamford Raffles’ın buranın stratejik önemini keşfetmesiyle giderek gelişmiş, kurulumun ilk yıllarında her yıl 200 kişi kaplanlara, 200 kişi de korsanlara yem olmuş. Adadaki son kaplan da limana yakın nehir kenarındaki Fullerton otelinin bilardo masasının altında öldürülmüş. İngilizlerin çekilmesinden sonra Malezya ve Singapur birleşik bir ülke iken kentte ağırlıkla yaşayan Çinlilerle Malayların anlaşamaması sonucu bağımsız bir ülke haline gelmiş. Yasaların sıkı koruması altında her gün biraz daha gelişmiş Singapur. Hemen her şey planlı bir şekilde insan elinden çıkmış. Kent tertemiz ve her gün ılık tropikal yağmurlarla yıkanıyor ve her yer yemyeşil.

Singapur Nehir TuruGitmeden önce okuduğum yazılarda Çinliler başta olmak üzere Malaylar ve Hintlilerin yaşadığı söyleniyordu. Gidince gördüm ki o kadar basit değil, Singapur’da herkes yaşıyor. Endonezya, Vietnam, Sri Lanka, Pakistan, Nepal, Bangladeş kimi ararsanız var. Tabii onların işlettiği restoranlar da. Bu da istediğin her yemeği bulabilmen demek. Yemekler çoğunlukla kaliteli, burada iyi yemeğin pahalı olması gerekmiyor.

Singapur insanlarının tamamı eğitimli ve Uzakdoğu ağırbaşlılığını taşıyor, herkes birbirine çok saygılı, herkes çalışkan. Herkesin bir kartviziti var, kartvizitler iki elle veriliyor, iki elle de alınıyor, kartı hemen okumak ve incelemek adetten. Her yerde insanlarla kaynaşıp konuşmak mümkün, Türkiye’den geldiğinizi belirttiğinizde Asyalısın bizdensin anlamına gelen bir şeyler söyleyebiliyorlar. Avrupa’nın bazı yerlerinde hoş gelmediğinizi belli eden sizden daha aşağı sosyokültürel seviyeli insanları düşündüğünüzde çok hoş geliyor burası. Hem daha ileri, hem mütevazi…

Singapur'da Little India

Singapur MadoSingapur sokaklarında dolaşırken, bir yanda ülkemizde ateş pahası satılan orkideleri yol boyunca görüp gözlerinize ziyafet çekiyorsunuz. Bir yanda gökdelenler ve ucu bucağı olmayan dev alışveriş merkezleri sizi bekliyor. Diğer yanda Çin Mahallesi’nin, Hint Mahallesi’nin otantik giysi ve eşyaları. İlginç ibadet yerleri ve daha neler neler var burada.  Hepsi ufacık bir adaya sığdırılmış. Çin ve Hint Mahallesi adada kalan eskiyi hatırlatan son yerler ve kanunla koruma altında. Eski limanı ve ticareti anımsatan hiçbir şey kalmamış. Örneğin en modern bölgelerden Little India yakınlarındaki Bugis Junction birkaç yıl öncesine kadar limandan gelen ilginç malların satıldığı bir Pazar görüntüsünde imiş. Burası modernleştirilince eski tadı kalmadığı söyleniyor. Buradan yürüyerek Çin Mahallesine oradan da nehir kenarındaki Bugis Junction’a ulaşmak mümkün. Bu bölgede eğlence ve turist bol. Arkadaş grubunuzla giderseniz mutlaka akşam buralardaki kafelerde vakit geçirin, çok hoş bir atmosfer var. Bütün turistik bölgelerimizde olan Maraş dondurmacısını görmek neşeme neşe kattı, bazı numaraları Türkiye’de bile görmemiştim. Singapur Nehri şehrin kalbinden akıp gidiyor. Kenarında balık lokantaları ve barlar var. Tekne turuna katılırsanız rehber eşliğinde binaların ve şehrin hikayesini dinlemek mümkün. Nehrin limanla birleştiği yerde modern bir opera binası ve alışveriş merkezleri var. Bu bölümün gece gezilmesi görsel açıdan daha etkileyici olması açısından tercih edilebilir. Ayrıca Marina bölgesinde bulunan “Singapore Flyer” adlı dönme dolap, dünyanın en yükseği olma rekorunu elinde tutuyor, hava açıksa Malezya ve Endonezya’nın kıyılarını görmek mümkün. Şehri yüksekten gözleyebilmek için iyi bir fırsat sunuyor.

Singapur Limanı

Singapur’da her şey insan eliyle yapıldığı için bazen bir yapaylık hissi uyandırıyor, kendiliğinden olan hiçbir şey yok, ama modernliği, ekonomisi ve düzeni kıskanılmayacak gibi değil, şu haliyle bile Avrupa’da olsa gelişmişlikte muhtemelen birinci olur. Gelişme hızının da daha fazla olduğu düşünülürse on yıl sonra neler olacağını merak ediyorum doğrusu. İstanbul’a indiğimde yaşadığım tecrübenin, hissettiğim yorgunluğa değdiğini hissettim. Bize vize uygulamayan bu ülke için yol gidenindir diyorum.

Geze kalın…

Orchard StreetBilinmesi gerekenler:

* Ülke ekvatorun yaklaşık 130 km kadar kuzeyinde bulunmaktadır.

* Uçuş Süresi: 10-12 saat, saat Farkı : 6 saat ileri

* İklim/Sıcaklık : Ülkede sıcak ve nemli Muson iklimi hakimdir. Yıllık ortalama sıcaklık 25-   30 derece kadar. Her mevsim yağışlı ancak özellikle Kasım-Ocak ayları arasında yağış daha yoğun.

*Giyim: Günlük; ince, açık renk, yazlık kıyafetleri tercih edebilirsiniz. Ancak yanınızda bir şemsiye ya da ince bir yağmurluk almayı ihmal etmemelisiniz. Sandalet giymenizi tavsiye ederim.

*Şehirde gezginler için pek çok Hostel bulunuyor, ben Little India bölgesindeki Inn-Crowd Backpackers Hostel’ı seçtim, pişman olmadım. Tek başına gidecekler için öneririm, önceden rezervasyon tavsiye edilir, çünkü bazen yer olmayabiliyor.

*Havaalanındaki döviz büroları ile şehirdekiler arasında İstanbul’daki gibi ciddi fark yok, belli miktarda amerikan doları veya Euro bozdurulabilir.

Gece Singapur Nehri

*Havaalanından şehre çok eşyanız yoksa taksiye gerek yok, trene binin, gideceğiniz yere göre daha önce internetten indirdiğiniz metro haritasına bakarak gidin, çok kolay, çünkü resmi dil İngilizce.

*Otobüs yolculukları için bozuk para bulundurun, para üstü verilmiyor.

*Sakın yere tükürmeyin veya izmarit atmayın, kimse görmez demeyin bütün şehir 24 saat kameralarla izleniyor. Cezalar çok ağır, bir de televizyondan teşhir ediyorlarmış.

*Bahşiş şart değil fakat takdir ediliyor, bazı lokanta faturaları yüzde 10 bahşiş ilave edilmiş olarak geliyor.

* Taksileri otellerin ve alışveriş merkezlerinin önündeki duraklarda sıraya girerek beklemekte yarar var. İş çıkış saatlerinde çok kalabalık oluyor.

* Pazarlık birçok yerde geçerli, özellikle Sim-Lim Tower’dan elektronik eşya alırken sıkı pazarlık edin, malı beğendiğinizi belli etmeyin. Burada pazarlık İstanbul’dan bile zevkli, yapın. Altı katlı bu alışveriş merkezinde fiyatları üst katlara çıktıkça düşüyor. Bilgisayar için dördüncü katı, bilgisayar aksesuarları için beş ve altıncı katları tavsiye ediyorum.

*Etiketlerdeki fiyatlar dolar olarak yazıyor, bunların tamamı Singapur doları, amerikan doları ile karıştırmayın, işareti ikisinin de aynı.

Gece Singapur Nehri 2

*Fiyatı 100 Singapur dolarını geçen her şey için GST formu doldurtun, havaalanında paranın %7’sini geri alın, sakın buna üşenmeyin çok kolay oluyor çünkü.

* Lisanslı döviz bozan bürolar, bankalar ve otellerden daha iyi kurla çalışıyorlar, her alışveriş merkezinde en az bir tane var.

*Yerleri kirletenlere 1000 Singapur doları ceza var, sakın yere tükürmeyin veya izmaritinizi yere atmayın. Bu ülkede sokakta çiklet çiğnemek yasak, en iyisi yanınızda götürmeyin. Sigara pahalıdır diye yanınızda birkaç paket götüreyim demeyin, arama yaparlarsa yüksek vergi cezası var, free-shoplarında sigara da satmıyorlar. Free shop fiyatları diğer ülkelerde olduğu gibi İstanbul’dan pahalı, burada boşu boşuna çok vakit harcamayın.

* Singapur’da en çok yerel bira ‘Tiger’ içiliyor ve güzel bir bira. Tüm ithal şaraplar özellikle Avustralya şarapları bulunuyor. Özel bir içki isterseniz nehir kenarındaki barlarda bir ‘Singapore Sling’ kokteyli deneyin iyi gidiyor.

Ağustos 2012

Yorum(1)

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir