Ana sayfa MEKANA GÖRE Türkiye İzmir Dide’nin Gezi Vapuru – Yunanistan ve Dönüş

Dide’nin Gezi Vapuru – Yunanistan ve Dönüş

0

27/05/2014 – YUNANİSTAN – KATAKOLON

Sabah kalktığımda annem odada yoktu. Çok korktum. Meğerse erkenden kalkmış, havuzun kenarında keyif yapıyormuş. Biraz başı ağrıyordu. Gemimiz bugün Yunanistan’a öğlen saatlerinde varacağı için, o saate kadar annemle havuz keyfi yapacaktık.

Annem kendi şezlongunun yanında bana da yer ayırmıştı. Kahvaltıdan sonra hemen mayolarımızı giyinip yağlanıp havuz sefası yapmaya başladık. Havuz ve havuz çevresi bugün çok kalabalıktı. Ben de havuza ayaklarımı sokarak, güneşlenerek, buzlu limonlu su içerek annemle keyif yaptım.  Annemin baş ağrısı da ilerleyen saatlerde bayağı hafifledi. Ona yaptığım baş masajının çok işe yaradığını gördük böylece.

Gemimiz saat 13:00 gibi Katakolon’a yanaştı. Burası şehrin ortasında bir yer. Plajları çok uzun. Sanki bütün şehir plaj gibi.

Katakolon'da bir prenses

Katakolon'da bir prenses

Katakolon'da

Katakolon'da

Anneannem ve dedem sağolsun

Yine tekerlekli bir trene binip biraz çevreyi dolaştıktan sonra Katakolon’un batı tarafındn olduğunu söyledikleri bir plajda indik aracımızdan. Şöför 20 dakika sonra gelecek diğer araca binebileceğimizi söyledi. Annemle beraber koşa koşa deniz kenarına gittik. Hemen denize girmeliydik. Çok heyecanlıydım, çünkü geçen yaz diyalize girmekte olduğumdan doğru dürüst denize girememiştim. Ama 20 dakikamız vardı sadece. Deniz de bana göre soğuktu. Hemen “hadi Dide” laflarının arasında denize girip mayomla koşa koşa aracımıza yetiştik.

Katakolon'da deniz keyfi

Katakolon'da deniz keyfi

Annem daha gemiye binmek için vaktimiz olduğunu, geminin yanındaki plaja gidebileceğimizi söyledi. Çok mutlu oldum.

Katakolon'da şımarırken

Katakolon'da şımarırken

Aracımızın son durağında inip annemle plaja yürüdük. Dedem ve anneannem gemiye döndüler. Deniz kenarına eşyalarımızı bırakıp kendimizi denize attık. Bu deniz kum ve annemin dizi hizasındaydı.  Yürüyoruz, yürüyoruz, derinleşmiyor bir türlü. Ama güzel bir su. Annemle baya oynadık denizde. Taa ki annem denizde kocaman bir denizanası görene kadar. Çok korktum onu görünce. Hemen kıyıya dönmek istedim. Ya bana değseydi? Aman tanrım!! Kıyıda oynamaya devam ettik annemle. Bugün hayatımın en güzel günü!!

Katakolon'da deniz keyfi

Gemiye binme saatimiz gelince çok üzüldüm. Denizden ayrılmak istemiyordum. Ama gemiyi  de kaçıramazdık. Yunanistan’ı gezdiğimiz diğer ülkelerden daha çok sevdim. Aracımızla gezerken gördüğümüz yemyeşil bahçelerin içindeki evlerden birinde yaşamak isterdim. Annem beni buraya tekrar getireceğine söz verdi.  Bahçelerinde üzüm bağları vardı. Annemin söylediğine göre o üzümlerden şarap yapıyorlarmış.

Gemimize dönüp duşumuzu yaptıktan sonra, biraz dinlenip akşam yemeğimize gittik ve sonrasında da çok yorulduğumuz için doğru yatağa! Ama tabii yine dersimizi çalışmayı ihmal etmedik 🙂

Ödevleri tamamlarken

28/05/2014 – YUNANİSTAN – PİRE

Costa Magica'da kahvaltıda

Öğlen saatlerine doğru geldik Pire’ye. Denize girmek istiyordum çok. Belki de bir yolunu bulup gireriz. Gemiden inip limanının dışında duran üstü açık otobüslerden birine bindik. Üst kata çıkıp oturduk. Buradan manzara süper! Hava çok sıcak ve güneşli.  Güneş yağlarımızı da sürdük ama, bana yine de çok sıcak geldi, aşağıya indim. Otobüsümüz biz Pire’de dolaştırıp sonra da Atina’ya götürecek. Ama gemimiz burada az duracağı için maalesef otobüsten hiç inmeyeceğiz. Öyle bir vaktimiz yok. Belki dönüşte biraz Pire’de dolaşabiliriz.

Otobüsten Pire

Atina'dayım

Atina'dayım

Atina’yı çok sevdim. Her yerde turunç ağaçları var. Üzerinde de bir yığın turunçlar. Yemyeşil bir şehir. Çok beğendim burayı. Bir daha kesin gelmeliyiz. Otobüste giderken bir yığın eski taşlar gösterdiler bize. İnenler, binenler oldu. Ama ben hayatta gitmem oralara. Eski şeyleri sevmiyorum. Bir ara otobüste uyuyakalmışım. Annem ve anneannem bu durumu fırsat bilip hemen fotoğraflarımı çekmişler.

Atina yorgunluğu

Atina'da yıkıntılar

Atina sokakları

Yeşili çiçeği bol Atina

Açıkhava tiyatrosu

Otobüsümüz yaklaşık 3 saat kadar Pire ve Atina’da dolaştıktan sonra gemimize biraz kala bir durakta inip yürümeye karar verdik. Tüm dükkanlar kapalı, çünkü SİESTA diye bir şey varmış. Herkes tatil yapıyor. Çok komik. Bir yerlerde oturup frape ve sandviç yedik. Şu frapenin nesini seviyorlar hiç bilmiyorum. Ben iced tea ile çok mutluyum.

Bir süre sonra anneannem ve dedem bizi annemle bırakıp gemiye döndüler. Biz biraz daha dolaşıp, biraz alışveriş yaptıktan sonra gemiye döndük.

Bu gece gemide çocuklar için çok eğlenceli zamanlar var. Çocuk klübünde hazine avı, takı yapma, maket yapma ve akşam da donut partisi var!! Annem beni gemiye biner binmez çocuk klübüne bıraktı. Çok eğlendim ben!

Akşam yemeğinden sonra annemle yine ders çalışıp tekrar klübe döndüm. Dans ettik, oyun oynadık, air hockey maçı yaptık. Ve akşam da donut partisi!! Bana klüpteki ablalar son gecem olduğu için bir hediye verdiler. Küçük bir çanta. İçine kendime ait eşyaları koydum.

Bu gece gemideki son gecemiz olduğu için çok üzgünüm. Bavullarımızı toplayıp, herşeyi kapının önünde koyduk. Abiler onları yarın sabah taşıyacaklar aşağıya.

29/05/2014 – İZMİR

Sabah erkenden kalkıp odamızı terk ettik. Kahvaltımızı ederken gemimizin evimizin önünden geçip limana girişini seyrettik. Vapurları, pelikanları.

Kahvaltıdan sonra da bavullarımızı almak üzere gemiden ayrıldık. Çok üzgünüm. Aslında bir taraftan da çok sevinçliyim. Çünkü herkes Türkçe konuşuyor bir de artık bir şeyin ne kadar ettiğini hesaplamak için habire 3le çarpmak zorunda kalmayacağım.

Anneannem söz verdi. Bir gün yine bineceğim vapura!

Bekle beni vapur! Bir gün yine geleceğim!!!

Haa! Unutmadan, herkes o kadar çok sevinmiş ki döndüğümüze, bizi askerler karşıladı 🙂

Çok özel karşılama

Askerler benim için gelmiş

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir