İzmir Tatili

0

Yaz mevsimi geldi geçiyor ve siz hala bir tatil planı yapmadıysanız, daha doğrusu bu sene de farklı bir yer göreyim deyip her sene İzmir ve çevresine gidiyorsanız eğer, siz de bendensiniz demektir. Ben de hep sene içinde farklı bir tatil rotası belirliyorum, görmediğim merak ettiğim yerlere gideyim diyorum ama son anda yine İzmir’ in ancak farklı bir bölgesine gidebiliyorum.

İzmir’ in çevresinde ve merkezinde çok fazla gezilecek yer var. Her yaz magazin programlarında, sosyal medyada gördüğümüz Çeşme ve Alaçatı gibi popüler yerlerin dışında pek çok yeri daha vardır. Buralar herkesin tercih etmediği daha sakinlik isteyen tatilcilerin hatta belki de sadece İzmir’in yazlıkçılarının gittiği yerlerdir. Karaburun, Mordoğan, Urla, Seferihisar, Foça gibi pek çok yeri vardır. Her yerinden tarih akan İzmir’in merkezinde de çevresinde olduğu gezecek ve görülecek çok fazla mekân, fotoğrafı çekilecek yapıları vardır. Öncelikle bu planımı gerçekleştirmek için kendime bir tatil rotası çizmem gerekiyor.

Kendimi İzmir’e attım mı gerisi geleceğinden uygun İzmir uçak bileti araştırmaya başladım. Bunun için ucuzabilet.com benim için iyi bir adres olacağı için ilk işim bu adrese bakmak oldu. Aradığım tarihlere ucuz biletimi bulunca bavulumu hazırlayıp nerede kalacağımı belirledim ve otel rezervasyonlarımı yapmaya başladım. İlk önce merkezde kalacağım için İzmir’in en güzel yeri olduğu söylenen Karşıyaka’da kendime bir pansiyon ayarladım. Tatilimi ne kadar uyguna getirirsem o kadar çok yer gezebilirdim. Karşıyaka’nın sokaklarını, ünlü mekanlarını karış karış gezdikten sonra sıradaki rotam olan Konak’a da geçtikten sonra amacım çevredeki tatil beldelerini gezmekti.

İzmir Tatili

Önceliğim tabii ki Efes Antik kentiydi. Buram buram tarih kokan ve her yeri doğa harikası görünümünde olan kenti gezmek bir günümü aldığından başka bir yere ne halim kaldı ne de zamanım. Sonrasında ise Şirince’ye geçmek kaçınılmazdı. Şarap tadım yerinde meyveli şarapların tadına bakmak, sokaklarını gezmek paha biçilemez bir keyif verdi. Daha sonra Urla’ya geçerek biraz deniz, kum ve güneş tatili yaptım. Sokaklarını gezip bol bol fotoğraflar çekerek ve en sevdiğim eylemlerden biri olan o harika taze balıklarını yiyerek geçirdiğim gün hayatımın en güzel günlerinden biriydi. Seferihisar ve dolayısıyla Sığacık’ı gezmeden dönemezdim. Hem plajları meşhur hem de tarihi yerleri olan bir yere ilk gittiğinizde sizde benim gibi ilk önce ne yapacağınızı şaşırıyorsanız eğer sabahın erken saatlerinde gün doğumunda denize girerek başlayabilirsiniz güne. Ama eğer gün ortası ordaysanız ve açsanız o güzel restoranlarından birinde balık yiyerek ya da midyelerinden atıştırarak güne devam edebilirsiniz. Günü Sığacık Kalesi’nde güneşi batırarak sonlandırmanız bütün yorgunluğunuzu alacaktır. Bir ben klasiği olarak gezdiğim yerlerin henüz keşfedilmemiş ya da duyulmamış yerlerini keşfetmek çok keyifliydi. Oralarda fotoğraflar çekip döndükten sonra sevdiklerime göstermek ve anlatmak daha da keyifliydi.

Böyle böyle İzmir’in birçok yerini gezdiğim ve inanılmaz derecede keyif aldığım bir tatil olmuştu. Bir düşünsenize sizden yüzyıllar önce buralarda birileri yaşamış ve kendilerinden bir şeyler bırakmış. Sonra sizin atalarınız aynı şeyi yapmış ve hala orada kalıntıları da olsa duruyor. Siz de onları bu yüzyılda görüp, yaşanılanları öğrenip bir de üstüne fotoğraflarını çekerek belgeleyebiliyorsunuz. Büyülü anlar yaşadığınız tatiliniz olsun.

tags:

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir