fbpx
Home MEKANA GÖRE Yunanistan Midilli Midilli Adası Gezisi Notları – 2

Midilli Adası Gezisi Notları – 2

1

Taksiarches Manastırı, Midilli15/02/2014

Oteldeki kahvaltı sonrası saat 10:00’da otobüsle ada turuna çıktık.  Midilli kasabasından hareketle, adanın doğu kıyısı boyunca, kuzeye doğru yol aldık.  Yol boyunca termal kaplıcaların bulunduğu Termi’yi ve zamanında ünlülerin ve bizzat kral ailesinin gelip konakladığı buradaki antik oteli (şimdi harap durumda) gördük, sahil boyunca yola devam ederek Mandamadhos’a ulaştık.  Burada, adadaki en önemli manastırlardan birisi olan Taksiarches Manastırı’nı gezdik, adak mumu yaktık, kafedeki lezzetli lokmalardan tattık ve yola devam ederek adanın kuzeyindeki Skala Skamnias’ta yemek molası verdik.  Buradaki ilginç şömineli lokantada salata, kızarmış peynir, balık pastırması, ızgara ahtapot ve ıstakoz yedik, Uzo içtik.  2 kişi 40,- Avro hesap ödedik.

Molivos sokakları Midilli

Skala Skamnias kasabasında ıstakoz, MidilliYola devam edip, adanın kuzeyindeki Molivos’a geldik.  Bir tepe üzerinde kurulu olan bu kasabadaki çoğunluğu taş evler ve dar sokaklar çok hoştu.  Sokakların üzerine gölge yapacak şekilde yapılandırılmış bitkiler yaz aylarında çok hoş bir görüntü oluşturuyordur.  Yürüyerek sokaklarda dolaşıp fotoğraf çektikten sonra yola devam edip Petra’ya geldik.  Bu civarda, denize hakim bir yamaçta bulunan kafede, dondurma molası verdik; sakızlı dondurma yedik.  Ada genelinde pasta ve tatlıların manzarası çok çekici olmakla birlikte tat açısından maalesef bizden geçer not alamadılar.

Skala Skamnias’taki lokantanın şöminesi

Sonra dönüşe geçerek, Petra – Kaloni güzergahından, adadaki her iki körfezin (adeta iç deniz) uç noktalarından geçerek otelimize döndük.  Ada yapı olarak çok engebeli ve çok yeşil; uçsuz bucaksız zeytinlik alanları, bazı yerlerde çam ağaçları, kayalıklarda bodur çalılıklar var.  Adanın en önemli geçim kaynağı zeytinyağı üretimi imiş (üretilen zeytinler sofralık değilmiş).  İkinci sırada turizm geliyormuş ancak rehberimiz turizmin geliştirilmesi için yeterli çabanın gösterilmediği kanısında, özellikle yeterli sayıda otel yatırımı yapılmadığını vurguluyor.  Üçüncü sıradaki gelir kaynağı ise hayvancılıkmış.  Buradaki keçi, koyun ve inekler ortalıkta serbest dolaşıp doğal ortamda beslendiklerinden çok kıymetli imişler.  Gerçekten de, hayvanların başında hiç çoban görmedik.  Ancak bu serbestliği sağlayabilmek için bütün yolların her iki yanına tel kafes yapmışlar, hayvanlar yola çıkamasın diye.

Akşam yemeği için otelden saat 21:00’de ayrılıp, yürüyerek meyhaneler sokağı benzeri bir sokak içerisindeki küçük bir meyhaneye gittik.  Burada da Uzo eşliğinde değişik soğuk mezeler, soslu lahana sarması, şarap soslu ahtapot, köfte ve kızartılmış tekir balığı yedik.  Yemek sonrasında yorgun olduğumuzdan otele dönüp yattık.

Şirin Skala Skamnias kasabasından görüntü

16/02/2014

Sabah kahvaltı sonrasında saat 10:00’da otelden çıkış yapıp eşyalarımızı otobüse yerleştirdik ve tura çıktık.  Bu sefer adadaki küçük körfez olan Ghera körfezinin kenarından geçerek, adanın ikinci yüksek dağı olan Olymbos dağının eteklerindeki Aghiasos’a geldik.  Şirin bir dağ köyü olan Aghiasos’ta Ortodoks dünyası için önemli bir ikonayı barındıran Panagia kilisesi bulunuyor.  Rehberimizin anlattığına göre burada, normalin aksine, önce kilise yapılmış, daha sonra etrafında yerleşim yeri oluşmuş ve bu nedenle de bütün sokaklar kiliseye çıkıyormuş.  Kiliseyi gezdik, sokaklarda dolaştık, bir kahvede sabah kahvemizi içtik ve yola devam ederek önemli bir ressam olan (esas olarak tavan, duvar ve kapı resimleri yaparmış) Theofilos’un ilk dönemlerde içerisinde yaşadığı çınar ağacını gezdik.

Ressam Theofilos’un içerisinde yaşadığı çınar ağacı

Ağacın gövdesi o kadar büyük ki içerisinde 6-7 kişi rahatlıkta ayakta durabiliyor.  Burada ayrıca yerden bir su kaynağı mevcut.  Buradan hareketle körfezin karşı kıyısındaki Perama’ya geldik ve burada yemek molası verdik.  Burada da Uzo eşliğinde adadaki son yemeğimizi yiyip Midilli’ye döndük ve kaldığımız otelin yanındaki bir dükkandan çeşitli peynirler ve Uzo alışverişi yaptıktan sonra limana geçip gümrük ve pasaport işlemlerimizi yaptırıp, geldiğimiz günden beri limanda beklemekte olan feribotumuza bindik.  Bu sefer teknede bizden başka 1 araba ve 4 yolcu daha vardı.  Saat 17:00’de Midilli’den hareket ederek, çarşaf gibi sakin bir denizde yol alıp saat 18:30’da Ayvalık’a yanaştık.  Pasaport ve gümrük işlemlerinden sonra saat 19:00’da özel otobüsle İzmir’e doğru yola çıktık ve saat 21:00’de Mavişehir’e ulaşarak bir seyahati daha sonlandırdık.

Not: Fotoğraf makinesinin tarih ayarı hatalı kalmış

Şubat 2014

Comment(1)

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir