Home MEKANA GÖRE Tanzanya Tanzanya; Sanki Üç Ayrı Tatil 7 – Zanzibar’ın Turları

Tanzanya; Sanki Üç Ayrı Tatil 7 – Zanzibar’ın Turları

5

Kauçuk ağaçları31/10 – 2/11/2012

Ronaldo ile anlaşmayı baharat turu için adam başı 10$ olarak yaptık, Waikiki Resort’tan Stone Town’a giderken. Ve yol üzerinde hemen daldık. Hatta yoldaki kauçuk ağaçları ile mekana varmadan başladık. Ronaldo’nun İngilizcesi iyi, konuşkan ve esprili rahat çalışılır biri.

İki gence teslim etti bizi Ronaldo. Gençlerden biri anlatıyor, diğeri dolanıyor. Meyvelerle başladık, kafamın iki katı boyuttaki Jack meyvesi ağaçta yetişiyor. Ağacın birinin gövdesinden çıkan yeşil meyvelerden turşu yapıyorlarmış, çok tuzlu ve çok ekşi papaz erik tadında ve yedikten sonra ağzınızı biraz uyuşturuyor. Büyümesine izin verdiklerinde yıldız meyvesi oluyormuş (kesiti 5 köşeli yıldız), henüz tam olgunlaşmış olanı yokmuş ama salatalık gibi cilde iyi geliyormuş.

Ağaçta yetişen Jack Fruit

Rehberimizin elinde Star Fruit

Sonra baharatlara geçtik, genç rehber bitkinin önünde duruyor, yapraklarından koparıp elinde onları ezip koklatıyor, tahmin ettirmeye çalışıyor. Kraliçeliği tarçına vermişler. Yaprakların kokusu karanfile de benziyor ama gövdeden parça koklanınca her şey anlaşılıyor. Kökünü kazımaya başladı rehber ağacın, kökü ilaç yapımında kullanılır diye. Günün en büyük sürprizi bu kök oldu, resmen vicks kokusunda ki zaten onun yapımında kullanılırmış.

Tarçın ağacının başında kökünü koklarken

Dalından taze karanfilKral ise karanfilmiş, devlet tekeli varmış üzerinde. Yaş hali bizim bildiğimiz kurusunun yeşili, aynı boyut ve şekilde. Karabiber ağaç değil (keşke onu tatmasaydın), sarmaşık. Adını bilemediğimiz ya da bizim buralarda olmayan baharatlar da var. İçerisinden kırmızı toz çıkan ruj bitkisi bunlardan biri.

En ilginçlerden biri vanilyaydı. Bu enfes kokulu çubukları veren bitki bir parazitmiş, yani kökü yok. Yaşayan, yani kökünden yapraklarına su taşıyan herhangi bir ağacın gövdesine saplanıp yetişebiliyor. Elimizle hafif kaldırıyoruz, sıkı sıkıya saplanmış.

Zanzibar'da asalak vanilyanın çubukları

Zanzibar'ın asalak vanilyasının gövde 'tutamaçları'

Zanzibar'da ananasHindistan cevizi ağaçları sanıyorum 20 metreye kadar yükseliyor, o mesafeden kafama düşmelerini istemem elbette. Etrafta dolanan diğer genç iki ayağı arasına ip gibi yaptığı Hindistan cevizi ağacı yaprağını geçirip tırmanmaya başladı. Şarkılar söyleyerek tepeye kadar çıktı ve Hindistan cevizlerini aşağıya attı. Üstelik elleri bırakarak, ayakları açarak falan söylediği şarkıya uygun dans da etti. Bizi bahşiş konusunda cimriliğe davet eden bayanlar aman oğlanı bahşişsiz bırakmayın, o kadarı az olmaz demeye başladılar.

Şaşırtıcı bitkilerden biri de ananastı. Çalı gibi bişey, aslında ananasın tepesinde olan sert yapraklı bölümü andırıyor. Yaprakların ortasından sanki el üzerinde tutulur gibi ananas büyüyor. Her bitki senede ortalama 4 ananas yaparmış, senesi dolunca da ölürmüş. Bu kadar düşük verimli olduğunu hiçbirimiz tahmin etmiyorduk.

Koca çekirdekli Jack FruitÇıkışta meyve ikramları yaptılar. Karpuzu, portakalı bizimkilerden kötü, jack meyvesinin koca koca çekirdekleri var, eti big babol tadında. Hindistan cevizi suyu bize pek hitap etmiyor ama taze hindistan cevizi sütlaç kıvamında, yumuşak ve çok keskin bir tadı yok, benim hindistan cevizi ile çok aram yoktur ama bu hali ayrı. Artık Türkiye’de de rahatlıkla bulunan pomela (kalın kabuklu az ekşili greyfurt) ve ananas da memleketimizdekilerden daha lezzetli. En özeli ise custard apple. Bir yerlerde rastlarsanız mutlaka tadın, muhallebi elması diyeceğim ben ona. Tadı pek tarif edilir değil.

Son olarak hindistan cevizi ağacı yapraklarından yaptıkları gözlük, şapka, kravat, kolye gibi şeylerle süslediler bizleri. Giderseniz baharat turu yapmadan dönmeyin.

Prison adasına giderkenBizim katıldığımız turlardan biri Prison Island turuydu (kişi başı 15$).  Ronaldo bizi otelden alıp teknelerin bağlı olduğu bölgeye götürdü ki Foodhani meydanının hemen yanı. Orada iki kişinin kullandığı ufak tekneye emanet etti. Yaklaşık 20 dakikada varılıyor adaya. Ada bir rivayete göre ıslah olmayan kölelerin ıslah edildiği yermiş, kimileri ise hastalar iyileştirilirmiş diyor. Ada üzerindeki hapishane şimdilerde otel olarak kullanılıyor, eskiden insanlara eziyet etmek için kullanıldığı son derece aşikar olan adaya vaktiyle bölgeyi yöneten Arap Sultanı Şeysellerden hediye edilen kaplumbağaları koymuş. Önemli bir bölüm bu hayvanlara terk edilmiş durumda, her birinin sırtında yaşı yazılı. Biz 128 gördük. Hayvanları okşamak serbest, oldukça sert derileri ve etli sıkı gıdıları var. Beslenme saatlerini takip etmek güzel manzaralar sunabilir ama özellikle çok yaşlı olanlar sürekli beslenmeye çalışır durumda. Yerden bir yaprak alıp yemeğe çalışmaları hayli uzun sürüyor.

Prison adası kaplumbağaları

Prison adasında eski hapishane, şimdiki otel

Adada bugünün otelinde kısa bir tur atmayı da ihmal etmedik. Yanımıza gözlük ve şnorkel de almıştık. Adanın yan tarafında resifler var. Keyifli bir yüzme molası oldu, Mnemba adasından daha az balık var ama yaprak şeklinde renkli resiflerden görmek mümkün.

Stone Town’dan hareketle katıldığımız diğer tur ise Jozani Ormanı turu idi (25$). Otelden araçla yaklaşık yarım saatte ormana vardık, bizim ekibe Ronaldo’nun ricası ile bir de Panamalı amca katıldı. Panama kanalında rehber kaptanmış, bir yıl ücretsiz izin almış, dünyayı geziyormuş. Görmüş geçirmiş, hoş sohbet ve esprili. Ormana yaklaşınca yağmur başlamıştı, vardığımızda da devam ediyordu. Mekanın girişine şemsiyeleri yığmalarından her zaman yağmurlu olduğu anlaşılıyor, kıyafetimize uygun birer şemsiyeyi elimize alıp rehberin peşine takıldık.

Jozani (Subasar) ormanından

Yağmurlu Jozani Ormanı

Çok çamura batmamaya çalışarak orman içerisindeki patikadan bir yürüyüş yaptık, rehberimiz ara ara farklı bitkilerin önünde durup bilgiler verdi, hangisinin yerel halk tarafından ne amaçla, nasıl kullanıldığını anlattı. Bu sırada yağmur da durdu. Bu ormanda buraya özel bir maymun türü de yaşıyormuş, kırmızı colombuslar. Onları da gördük ama ciddi anlamda kırmızı hayvanlar bekliyorduk halbuki kafalarında az bir kızıl bölge var sadece. Turun asıl keyifli bölümü araç ile gittiğimiz sulak bölümdü. Suların yükselip alçaldığı bölgede sudan çıkan ağaçlar var, aradan iskele şeklinde ahşap yol yapmışlar gezilebilsin diye. Manzara enfes, biz zaten doğadan etkilenen kişileriz, ormanın bu bölümündeki kat kat kök salmış ve bu köklerin önemli bölümü dışarıda olan ağaçlar iyi ki bu turu yapmadan dönmemişiz dedirtiyor. Son bölümde bir de hayvan barınağı gibi bir yere götürüyorlar, o kısım es geçilebilir, kayda değer tek şey hemen kapının karşısında meyve satan yer. Kestir kestir ye.

Jozani ormanında su üzerinde yetişen ağaçların kökleri

Kızıl Kolombus MaymunuBaşka turlar da var ve turların hepsi Stone Town çıkışlı oluyor bu nedenle konaklamayı burada yapmak avantajlı. Bu turlardan biri zaten şehir turu, rehber sizinle bir yürüyüş parkuru çiziyor ve bilgilendiriyor. Biz kendi başımıza gezinmeyi tercih ettik. Mavi safari olarak adlandırılan günü birlik yüzme amaçlı tekne turları da tatilimizin plaj yayılmasına ayrı zaman ayırdığımız için enteresan gelmedi, benzer şekilde balık avlama turları da var. Chumbe adası da çevredeki resif adalarından biri, oraya da günübirlik turla gidip şnorkel turu yapmak mümkün, bizim yaptığımız Mnemba adası resif turunu kumsallar bölümünde anlatmıştım. Çevredeki farklı adalara günü birlik, tek duraklı, öğle yemeği dahil yüzme turları da düzenleniyor.

Baharat turu sonrası süslenmiş halimiz

Enteresan etkinliklerden biri de yunus turları. Adanın güney ucundaki Kizikazi’ya araçla götürüyor, küçük bir kasaba turu attırıyorlarmış. Sonra tekne ile yunusların peşine düşüyorlarmış. Biz bunu Mnemba turunda yaşama şansına erişmiştik ve grubun ben hariç fertleri suya atlamak üzere hazırlık bile yapmamıştı ben dalıp dalıp çıkarken. Kendilerine cazip gelmediğini belirttiler, bende tadına biraz olsun bakabildiğim için ısrarcı olmadım ama hem diğer forumlarda bu turu deneyenlerin hem benim konuştuğum insanların bu farklı deneyimden çok keyif aldıklarını belirttiklerini hatırlatayım.

Comment(5)

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir