Ana sayfa MEKANA GÖRE Arjantin Arjantin – Uruguay; Buenos Aires Gezilecek Yerler 1

Arjantin – Uruguay; Buenos Aires Gezilecek Yerler 1

0

Buenos Aires Havalimaninda15 Şubat 2014

Her ne kadar çok rahat şartlarda uçmuş olsak da bu kadar saat uçtuktan sonra yorgun olmamak mümkün değil. Kış ortasında yaza gelmenin vücuda verdiği yorgunluk, üstelik gecenin 10’u. Dolarla bir şey yapmak mümkün değil, önce bir miktar para bozdurduk, bir dolara 7,69 peso aldık. Havalimanında taksi ofisi var ama fiyatları yüksekti. Biz kapıya çıkıp taksi bakındık, zaten hemen birileri geliyor. Adresi verdik 280 pesoya anlaştık, beklememizi işaret etti adam, sonra normal bir binek otomobille geldi.

Yolda dili döndüğünce etraf hakkında bilgi vermeye çalıştı ama onun İngilizcesi zayıf, bizde İspanyolca yok, üstelik yorgunuz. Sadece otelimize varınca ilave para istediğinde gerçekten derdini anlatabildi. Talebini reddettik, baştan anlaştığımız rakamı verdik ama otoyol parası dese de kulak asmadık, sinirli şekilde ayrıldı.

Tritone otelde kaldık, merkezi bir konumda. Oda, ihtiyaçları karşılayacak düzeyde, yeterli, geceliği oda başı 40 dolar, kahvaltı dahil değil. Cumartesi gecesi olsa da dışarı çıkacak enerjimiz kalmamıştı.

San Telmo Pazarinda canlı müzik

San Telmo Pazarinda antin kuntin16 Şubat 2014

Otelde kahvaltımızı ettik, kişi başı 60 peso verdik zayıfta olsa açık büfe olan kahvaltıya. Otelde kahvaltı lezzet açısında genel olarak seyahatlerde öncelikli tercihimiz değil ancak vakit açısında önemli avantaj sağladığı kesin.

Önce limana yöneldik, Colonia del Sacramento’ya feribot bileti almak için, gişeden almak çok pahalıymış, vazgeçtim. Gece otelde, görevlinin de yardımı ile internetten aldık 750 pesoya.

San Telmo Pazarı

San Telmo Pazarinda

San Telmo PazarindaHemen bir taksiye atladık ve San Telmo’ya gittik (45 peso), elimizdeki rehber kitap burada hafta sonları kurulan sokak pazarını övmüştü. Biz de şiddetle öneririz. Açıkçası pazar sadece San Telmo meydanında değil, pembe saraya yani Mayo meydanına kadar uzanan trafiğe kapalı sokak boyunca ve onu kesen sokaklarda sürüyor.

Çok orijinal ürün satanlar var ama genelde bit pazarı yani eski eşya, antika satışı ağırlıkta. Ama minyatür tulumbalar, bira kutusu koleksiyonu, takı, minyatür kokulu ağaç sobaları gibi farklı şeyler de var, gerçekten yerel sanatçıların başka yerde bulamayacağınız çalışmalarını satanlar da. Elbette sokak müzisyenleri de yerlerini almış durumda, arada dansçılara da rastlanıyor. Seyyar yemek satıcılarının yanı sıra binaların bahçelerinde de etrafa çekici mangal kokuları yayan ızgaracılar var.

San Telmo Pazarı

Biz Mayo meydanına kadar yürüdük. Rehber kitabımızın önerdiği yerlere de bir göz attık, 1838 yılında kurulan eczane, onun üst katına yerleşmiş şehir müzesi görülebilir. İçlerine girmeseniz bile bina görülmesi gerekenler arasında. Biz girmedik ama müzede “Bir zamanlar Buenos Aires’de yaşam” tarzı sergiler oluyormuş, odalardan biri de bu hayatı yansıtacak şekilde düzenlenmiş.

Plaza de Mayo ve  Casa Rosada

Plaza de Mayo, yani Mayo meydanı, Evita’nın halka seslendiği, zaman zaman gösterilerin, protestoların yer aldığı meydan. Çevresindeki tüm binalar önemli, Metropolitana katedrali, vali konağı, ekonomi bakanlığı gibi, ama en önemlileri elbette Casa Rosada yani Pembe Köşk, yani Kraliyet Sarayı. Evita’nın sembol fotoğraflarında balkonunda konuşma yaptığı bina bu.

Plaza de Mayo

Meydanı bir turladıktan sonra saraya girdik. Giriş ücretsiz ama alt katta Arjantin’in önemli liderlerinin fotoğrafları dışında pek bir şey yoktu. Üst kata çıkmak için ise uzun bir kuyruk, biz gezmeyi verelim dedik. İçerisinde ülkenin kurucusu General Jose de San Martin’in mozolesinin de bulunduğu Metroplitana kilisesini gezip meydandan ayrıldık.

Casa Rosada

Cafe TortoniCafe Tortoni

Mayo caddesini takip ederek dünyanın en geniş caddesi olan 9 Temmuz caddesine doğru yöneldik. Cadde üzerindeki efsane Tortoni’ye uğramamazlık etmedik elbette. 1858 yılından beri servis veren kafeyi bir Fransız kurmuş, kırk yıla yakın işlettikten sonra başka bir Fransız’a satmış, bir kez yer değiştirmiş, onda da aslında arka sokağa açılan kapı ana caddeye alınmış gibi bir durum var. İçeride kurucuların balmumu heykelleri de var. Son derece turistik mekanda ihtiyaç giderip, menüye bakıp, turist fiyatı yahu bunlar deyip çıktık.

Avenida 9 de Julio

9 Temmuz caddesinin bazı kaynaklarda 128 metre, bazılarında 140 metre genişliğinde olduğu belirtiliyor. 1930lu yıllarda oluşturulan caddede 68 metre yüksekliğinde bir de dikili taş var, Obelisco. Arjantinli mimar tarafından tasarlanmış. Her yüzünde Arjantin tarihinin önemli dönemlerine yer verilmiş taş Buenos Aires’de görülecek yerler arasında en başlarda yer alıyor. Bir yüzü kentin 1536’daki kurulma denemesini, biri 1580’deki başarılı kuruluşu, diğeri 1880’de federal başkent ilan edilişinin, son yüzü ise San Nicolas kilisesine bayraklarının ilk çekilişini anlatıyor.

Obelisco’nun yanındaki meydan kutlamalar (mesela şampiyonluk) için insanların buluşma noktası oluyormuş. Biz gittiğimizde gençlerle doluydu. Kızların çoğunda yırtık pırtık ince çoraplar vardı, ilk bu tuhaf moda dikkatimizi çekti. Sonra ellerdeki krem şanti, ya da şaka karı olabilecek tüpler. Olay ufak ufak birbirine sıkma patlamaları içeriyordu. Tam bir çılgınlığa dönmeden onları gençlikleri ile baş başa bıraktık.

Avenida 9 de Julio

Teatro Colon

Bir sonraki durağımız dünyaca ünlü Colon tiyatrosu oldu. Dünyaca ünlü bina 1880-1908 yılları arasında inşa edilmiş ve Verdi’nin Aida’sı ile perdesini açmış. Bina içerisinde gezi turları düzenleniyor. Prova odaları, salon, sahne arkası gezdirilip tarihi, hikayeleri anlatılıyor. Biz tur almadık, beklemek gerekiyordu, gittiğimiz tarihlerde hiç gösteri olmayınca da ancak çevresinde tur attık.

Arjantinlilerin yardımcı olmak için kendilerinin paralamalarına şahit olduğumuz bir belediye otobüsü macerası ile Recoletta’ya vardık. Buna ayrıca değineceğim.

Recoletta

Recoletta

Recoletta'da Muhteşem AğaçElbette amaç dünyaca ünlü mezarlığa girmek ve Evita’nın mezarını bulmaktı ama önce bizi Pazar panayırı karşıladı. İnsanlar çimlere yayılmış, sokak sanatçılarından biri özellikle çocuklara yönelik bir gösteri yapıyordu. Etrafta yiyecek, içecek, takı vb satan stantlar vardı. Biz önce mezarlığa yöneldik ama kapanmıştı. Aklınızda bulunsun, mezarlığın kapanış saatinden önce görevliler içeri girişi kapatıyorlar.

Biz de meydanda biraz vakit öldürdük. Devasa ağaca hayretler içinde baktıktan sonra devasa çiçek heykeline yöneldik. Floralis Generica adlı heykel mekanik bir güne bakan, güneşi takip ediyor ve gün batınca da kapanıyormuş. Etrafı çimlik ve şezlong kiraya veren bir yer var. İnsanlar çimlere yayılmış kitap okuyordu.

Floralis Generica

Puerto MaderoPuerto Madero ve Reserva Ecologica Costanera Sur

Bir taksiye binip Puerto Madero’ya yani yeni hırtıma gittik, 40 peso tuttu. 19uncu asırda bölgede ticaret patladığında ana liman burasıymış. Özellikle hububatların depolanması için çevresi kızıl tuğlalı binalarla çevrelenmiş. Ancak teknolojinin ilerlemesi ve gemilerin büyümesi ile kullanımı sınırlanmaya başlamış. Büyük gemilerin yanaşabileceği büyük limanın 1925’de açılışından sonra onlarca yıl atıl kalmış. Sonra mekanın yeniden tasarımı için bir yarışma düzenlenmiş ve 90lı yıllarda yat limanı, restoranlar, barlar inşa edilmeye başlamış. 1998’de de güzel havalar şehrinin 47nci mahallesi olmuş.

Puerto Madero

Reserva Ecologica Costanera SurTüm sokakları kadın adları taşıyan bölge oldukça elitist. Restoranlar son derece lüks, barlar havalı. Etrafta sanat galerileri ve müzeler de var. Lüks yatlar, konutlar, gökdelenler etkileyici. Biz biraz dolaştıktan sonra kıyıya, lagüne doğru yöneldik. Ve şehir sürprizlerini yaptı.

Öncelikle lagünde su görmek mümkün değil, tamamen sazlık. Aslında bu bölge nehrin taşıdığı alüvyonlu topraklardan oluşmuş bir bataklıkmış. Kurutma çalışmalarına başlamışlar. İşler sandıkları kadar kolay gitmemiş. Sazlıklarla kaplı mekanda dört göl oluşmuş. Kendi eko sistemini oluşturan mekanı göçmen kuşlar durak bellemiş. Arjantinlilerde imara açmaktan vazgeçmişler.

İçerisinden yürüyüş parkurları oluşturmuşlar, sosyal bir alana dönüştürmüşler. Biz şehre sınırı oluşturan, püfür püfür esen geniş yürüyüş yolundaydık, ızgaracı büfeler serpiştirilmiş yol kenarına. İlk sürpriz dans eden büyük grup oldu. Biraz onları izledik. Sonra tuhaf bisikletliler grubuna denk geldik.

Çoğunun nasıl ilerleyebildiğine şaştığımız bisikletleri anlatabilmemiz bile pek mümkün değil. Modifiye cenneti. Göstereyim.

Buenos Aires Modifiye Bisikletleri

Buenos Aires Modifiye Bisikletleri

Buenos Aires Modifiye Bisikletleri

Buenos Aires Modifiye Bisikletleri

Buenos Aires Modifiye Bisikletleri

Karnımızı seyyar büfelerden birinden birinde bira ve etli sandviçlerle doyurduk (80 peso). Puerto Madero içerisinden de geçerek yürüyerek otele döndük. Colonia bilet işini internetten çözerek günü bitirdik.

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir