Ana sayfa MEKANA GÖRE Avustralya Avustralya – Yeni Zelanda; Büyük Resif 2

Avustralya – Yeni Zelanda; Büyük Resif 2

3

23/10/2013

Büyük Resifte Kaplumbağa

Sabah 6:30’da tekne içerisinde yaşamın da hareketlenmesi ile biz de uyandık, üstelik güneşli ve sakin bir güne. Suyu kaynatmışlar, hemen kendimize birer kahve hazırladık. Kahvelerimizi içip kendimize gelince de hemen deniz kıyafetlerimizle mücadeleye başladık. Bu sefer turumuz daha da şanslı başladı, son derece sakin, usul usul ilerleyen bir kaplumbağayla. Biz rengarenk resiflere, balıklara bakınarak giderken bir de köpekbalığı çıktı karşımıza, camgöz. Yüzüşler boyunca elimi bırakmayan, tedirginliğini atamayan eşim elimi bırakıp kopek balığına doğru seri şekilde gitmeye başladı, ama fotoğraf çekebileceğim kadar aynı karede kalamadı, balık hızlı.

Büyük Resifte Kaplumbağa

Büyük Resifte Köpekbalığı

Tekneye döndüğümüzde kahvaltı hazırdı. Yağda çırpılmış yumurta, makarna ve pancake ile karnımızı doyurduk. Turumuza bir tanıtım dalışı dahildi ancak tadı damağında kaldığı için ikincisine talip oldum. Benim gibi bunu isteyen 3 arkadaşla birlikte kaptanın peşine takıldık. Dalış esnasında resiflerin aralarındaki vadilerden geçebiliyorsunuz ve bu son derece keyifli. Su altında sabit kalabildiğiniz için resiflere oldukça yakından inceleyerek bakabilmek de çok güzel. Çok daha yakın olabiliyorsunuz. Dalışta suyun altında ne kadar sakin olursanız tüpünüz o kadar uzun süre sizi idare eder, 4 kişilik gruptan 2 kişiyi havalarımızı ara ara kontrol eden kaptan ara yerlerde dışarı çıkardı. Grubun kaçı köpek balığını, kaçı dev balıklardan birinin yavrusunu görebildi bilemiyorum ama Nemo’yu sadece sona kalan 2 kişi gördük. Kaptan saklandığı yeri biliyormuş, bizi kendisiyle tanıştırdı.

Büyük Resifte Nemo'yu bulduk

Büyük Resifte Nemo'yu bulduk

Dalışın bazı dezavantajları var elbette, ilk başta derine indikçe ışık azalıyor, bu da görüş kalitesini etkiliyor. Birbirinin aynısı olduğuna yemin edebileceğim 2 resif, derindeki gri idi, yüzeydeki parlak mavi. Ayrıca resiflerin arasındaki vadilerde ilerlediğiniz için geniş bir görüş açısı olmuyor, o vadinin içerisindeki canlıları görüyorsunuz. Ayrıca hayat ve balıklar resiflerde, resiflerin de güneş alan üst bölümleri daha canlı, şnorkelle gezerken tüple dalışta gördüğümden daha çok balık gördüm. Bu biraz da şans işi aslında ama ben kaplumbağa, köpekbalığı, maori dudak görmüşken tamamen tüplü dalış yapan ekibin bunları görememesini bu farklara bağlıyorum.

Büyük Resifin Nazar Boncuğu

Büyük Resifte Balon BalığıBiraz ekipten de bahsetmeliyim. 13 yolcu arasında anne-kız bir ikili vardı, o anneden sonra en yaşlı kişi bendim 35 yaşımla. Ekibin çoğunluğu gezgin insanlardı, gezginler için en uygun işler nelerdir gibi sohbetler dönüyordu teknede. Bir kişi Avustralya’dandı, gerisi Avrupa’dan. Bir ara yemek yerken teknenin öbür tarafından “Is ‘afilet olsun’ in Norwegian?” (‘Afilet olsun’ Norveççe miydi?) diye bir şey duyduk ama emin olamadık, kulak kabarttık. Sorunun Muhatabı Norveçli anlamadığını söyledi, bu sefer üstelik hatasız olarak “Is ‘afiyet olsun’ Norwegian?” sorusu geldi. Michael bir karavanla 3 ay boyunca Türkiye’yi gezmiş. Uzunca bir süreyi Çıralı’da geçirmiş, “köylülerin otel inşaatına karşı yaptıkları eyleme Jandarma müdahale etmişti, ben hiç böyle bir olaya tanık olmamıştım” dedi. Arkadaşı Jan ile birlikte sokaklarda müzik yaparak geçiniyor ve geziyorlar, onlar da bizler gibi 1 yıllık vize almış, 1 yıl boyunca buralarda para kazanıp gezeceklermiş.

Resif çeşitliliği

Dalış sonrası elbette tekrar şnorkellerle denize döndük. Vardığımız her noktada, özellikle dalış yapanlar için ortamın su altı haritası tahtaya çiziliyor ve güzergah planları yapılıyor. Bizlere de daha sığ konumda olan bölgeleri gösteriyorlar ama aslında bizim olay son derece kolay. Tekneden denize bakınca en yeşile yakın renkteki bölgeler en sığ alanlar, zaten toprak ya da kaya bulacak halimiz yok, hepsi resif.

Resif sınırında dalgalar kırılıyor

Görmeyi en arzu ettiğimiz balık olan maori dudaklıyı nihayet ancak bu son deniz keyfinde yakaladık. Bunlar dev balıklar, gördüğümüz yaklaşık olarak benim üst gövdem boyutunda, herhalde ancak çocuk olarak kabul edilebilir çünkü boyları 2 metreye yaklaşabiliyor bu insan dudaklı balıkların, enleri ise 1 metre kadar oluyor.

Büyük Resifte Maori dudaklı

Büyük Resifte Maori dudaklı

Büyük Resif TurundanHer yemek gibi son derece lezzetli makarna çeşitleri ve salatadan oluşan öğle yemeği sonrası dönüş yolculuğu başladı. Kahve faslından sonra kaptan hepimizden eşyalarımızı toplayıp güverteye getirmemizi istedi. Aşçı ve dalış hocaları temizliğe girişti. Limana varıldığında herkesin tez vakit eve varabilmesini istiyor kaptan.

Rüya gibi geçen turun akşamında Michael ve Jan’ı bir sokağın köşesinde yakaladık, bir de sürpriz konuk olarak bir saksafoncu vardı yanlarında. Jan sadece gitar çalıyordu. Michael hem söylüyor, hem etrafa takılıyor, hem de trombondan vurmalı çalgılara çeşitli enstrümanlar çalıyordu. İzledik bir miktar, programı bitirdiler. Michael aslında çok daha enerjik olduğunu ama dalışların kendisini çok yorduğunu o nedenle bugün erken bitirdikleri söyledi. Bir CD’lerini aldık, zarfını imzalayıp “thank you very much, teperim geri kaç” diyerek uzattı.

Yorum(3)

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir