Ana sayfa MEKANA GÖRE Yeni Zelanda Waitomo Avustralya – Yeni Zelanda; Waitomo Mağaraları

Avustralya – Yeni Zelanda; Waitomo Mağaraları

0

Yeni Zelanda yollarında15/10/2013

Sabah erkenden yola çıkmayı hedeflemiştik ancak bir miktar gecikme yaşadık. Fazladan uyuduk, aracı kiralamak da biraz vakit aldı (bir gecelik kiraladığımız ufak sınıf araba için yaklaşık 260 nzd-Yeni Zelanda doları ödedik. 1nzd yaklaşık 0,82$ ediyor, buralar pahalı yerler). Yakın marketten kahvaltı niyetine atıştıracak bir şeyler alıp yola koyulduk.

Trafik bize göre tersten akıyor ama yollar son derece düzgün. Tabelalar şahane, genel olarak hız limiti 100km, virajlara girmeden virajın yönünü ve kaç km ile girmeniz gerektiğini bildiren tabelalar bulunuyor. Co-pilot ile araç kullanıyor gibisiniz, yolu tarif eden, hız limiti değiştiğinde hatırlatan bir de GPS ile işler çok kolay oluyor. Manzaralar ise muhteşem, yeşil ayrı bir parlıyor. Sıkıntı olabilecek tek konu ara ara içinden geçilmesi gereken yoğun yağış geçişleri. Yeni Zelanda çok yağmur alıyor.

Yeni Zelanda yollarındaYeni Zelanda 2 adadan oluşuyor, biz önce kuzey adasına gittik. Auckland, Wellington gibi büyük kentler bu tarafta, iklim daha ılıman, yeryüzü daha az engebeli, nüfus yoğunluğu da daha fazla. Daha fazla derken; Yeni Zelanda Türkiye’nin yaklaşık üçte biri kadar ve 4,5 milyon insan burada yaşıyor. Bunun yanında farklı kaynaklar farklı rakamlar verse de 100 milyona yakın koyun var. Gözlemimiz koyunların daha çok güneyde olduğu yönünde oldu, kuzey adasında yollarda, yemyeşil alanlarda büyük çoğunluk inek gördük. Anladığımız kadarıyla kişi başı 20 koyun ve 1,5 inek düşüyor.

Yeni Zelanda yollarında

Biz şehre hiç uğramadan doğruca Waitomo mağarasına yöneldik. Girişe yakın Waitomo Discovery’den biletlerimizi aldık, para dönüştürdük. Bu tesiste bilet ve hediyelik eşya satışı yapılmasının dışında bir de, sergi, tanıtım bölümü var. Tarihinden içeride bulunanlara kadar birçok şey hem gösteriliyor hem videolarla anlatılıyor. Fakat mağara sadece rehber ile gezilebiliyor ve biz mekana vardığımız sıradaki tura çok kısa bir süre kalmıştı o nedenle tanıtım bölümünü (ayrı ücrete tabii) gezmedik, sadece broşürü alıp yollandık. Biz broşürü sonra okumuş olsak da sizlere baştan özetleyeyim.

Waitomo mağarası girişindenAnlatıldığı kadarıyla bu mağaralar 2,5 milyon yıl kadar önce oluşmuş. Bölge Maori’lerin (yerel halk) yaşadığı yerlermiş. Onların yaşamı ve tarihinden ayrıca bahsedeceğim. 1886’da Tane Tinorau ve Fred Mace, Tane’in evi yakınında suyun tepenin içerisine doğru yok olduğu deliği keşfetmek için bir sal yapmışlar. Tepenin altından olduğu gibi geçip diğer tarafından çıkmayı umuyorlarmış fakat mağara tavanı su ile birleşince bunu yapamamışlar. Yine de daha fazla keşfi hak eden bu mağara sistemini bulmuşlar. Takip eden yıllarda Tane keşif amaçlı çalışmalarına devam etmiş ve ilk keşiflerinden 1 yıl sonra kendisi gibi maceraperestlere tur düzenlemeye başlamış. Tur; sal ile içeriye girmeyi, mum ışığı altında ip merdiven ve kayalara tırmanıp oluşum ve solucanları incelemeyi içeriyormuş.

Waitomo mağarası çıkışı

Waitomo mağarası girişi

Waitomo Maori dilinden geliyormuş, Wai su, Tomo ise delik anlamına geliyormuş. Aslında 3 mağara var; Ruakuri, Glowworm ve Aranui. Ruakuri en büyükleri, tur iki saat sürüyor ve tekerlekli iskemle ile bile girip gezebileceğiniz kadar büyük, üstelik parlayan solucanlar da var. Bu mağarada heyecan arayanlara özel turlar da var, mağara içi dağcılık ya da rafting gibi.

Mağaralardan en meşhuru ve bizim uğruna yol kat ettiğimiz Glowworm mağarası. Giriş 48nzd. Yemyeşil bir yamaçta bulunan metal kapıdan giriyorsunuz. Merdivenlerden inince geniş bir alanı geziyorsunuz bu 120 yıl önce keşfedilen mağarada. İçerisinde nehir akıyor ve dışarı açılıyor, su çok yüksek değilse sandalla dışına çıkılabiliyor (kış sonu zor). Mağara pek aydınlatılmıyor, rehber bölüm bölüm anlatıyor. Anlattığı, sizin bulunduğunuz bölümün ışıklarını yakıyor, bazen özel olarak kapatıyor. Mesela akustiği iyi yerlerde şarkı söylemeye teşvik ediyor.

Waitomo mağarası afişi

Sonra bir sandala biniyorsunuz. Bize aktardığına göre çok şanslıymışız çünkü 30 dakika evvel sandal ile dışarı çıkış hizmete girmiş. Su seviyesi yüksek iken sandalla nehrin bir kısmında tur atıyorlarmış, çıkışa doğru tavan alçaldığı için turu içeride bitiriyorlarmış. Sandaldayken rehber tavana gerilmiş çelik halatları kullanarak gezdiriyor, yer yer tamamen ayağa kalkıyor, çıkışa yakınken ise eğilmek gerekiyor. Işıkların olmadığı nehir boyunca tavan adeta yıldızlar gibi parlıyor. Fotoğraf çekimi yasak ama zaten bu manzarayı çekebilmek için profesyonel makine ve sabitleyici şart. Parlayanlar kristal değil, ateş böceği gibi ışık saçan solucanlar. Altlarından büyülenmiş şekilde usulca geçiyorsunuz.

Waitomo mağarası afişinden solucanlar

Solucanların adı Arachnocampa Luminosa. Yumurta, larva, pupa ve yetişkin dönemleri var ve tümü yaklaşık 10-11 ay sürüyormuş. Bunun yaklaşık 9 ayı larva olarak geçiyormuş ve parladıkları dönemde bu. Yetişkin dönemde ise sinek benzeri bir böceğe dönüşüyorlarmış. Ortam rutubetli ise, yeterince yiyecek varsa ve asılabilecekleri bir duvar, tavan var ise bulunabilirlermiş. Biyolojik ışıklarını ise diğer böcekleri etkilemek, kendilerine çekip yemek için kullanırlarmış.

Seyahat planımız yaparken mağaranın resimlerine bayılıp görmeliyiz demiştik ancak ışıkların organik olduğu hiç aklımıza gelmemişti. Kristal olduğu öngörüsü ile gitmiştik. Hatta henüz elimizdeki broşürü okumadan mağarayı direk daldığımız için, yürürken gördüğümüz tek tük parlak noktanın kristal değil de dışarıya açılan solucan delikleri olduklarını bu nedenle “glowworm” adının verilmiş olabileceğini düşünmüştük. Rehber anlatmaya başlayınca yaşadığımız şaşkınlık, mağaranın kendisi kadar güzeldi.

Yeni Zelanda yollarında

Yeni Zelanda yollarında

Yeni Zelanda'da yol treniSonraki durağımız Rotorua’ya giderken genelde yeşil ama ağaçsız olan yollarda ağaç grupları görünmeye başladı. GPS’in bizi yönlendirdiği yollar hep gidiş-dönüş, düzgün asfaltlı, bolca kasabalıydı ve sık sık bir yerlere sapmamız gerekiyordu. Ağaçlarla birlikte onların gövdelerini taşıyan yol trenleri de belirdi. Ara ara güzel doğanın büyüsüne kendimize bırakarak molalar verip Rotorua’ya ulaştık.

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir