Home MEKANA GÖRE Türkiye Samsun Samsun ve Amasya – 1 Samsun Gezilecek Yerler

Samsun ve Amasya – 1 Samsun Gezilecek Yerler

1

21 Ocak 2011

Ağustos 2010’da Pegasus her şey dahil tek yöne 19,99’a bilet kampanyası yapınca, biz de hemen İzmir’den direk uçuş olan hangi şehirleri görmedik ve gidebiliriz diye düşünüp, Samsun’a ve Mardin’e bilet aldık. Mardin seferlerinde değişiklik olunca biletlerimizi açığa aldırmak zorunda kaldık ama uzun hafta sonu tatili olarak planladığımız Samsun seyahatimizi gerçekleştirebiliyoruz, Samsun gezilecek yerler listemiz hazır.

Cuma öğlen Samsun’a varıp, pazartesi akşamüzeri geri dönüş şeklinde programımız. 3 gün Samsun’a çok gelir başka nereleri görsek diye bir süre düşündük. Yazın Trabzon, Rize ve Artvin şehirlerini gezmiştik. Bu yüzden acaba Samsun Trabzon arasındaki boşluğu tamamlayıp, Giresun ve Ordu’ya mı gitsek diye aklımızdan geçirdik. Doğu Karadeniz turundaki rehberimiz Şener’i aradık ve onun fikrini aldık. Kendisi direk Giresun ve Ordu’yu boş vermemizi Amasya’ya gitmemizi önerdi. Biz de onun önerisine uymaya karar verdik.

Samsun Gezilecek Yerler

Yaptığımız araştırmalarda, Kızılırmak Deltası, Borabay Gölü gibi, Samsun şehri dışında, doğa ile iç içe olunup, güzel Karadeniz atmosferini yaşayacağımız alternatif destinasyonlar da bulduk. Ama olası kötü hava koşulları ve bu mekanlara toplu taşıma araçları ile ulaşamayacak olmamız, buraları bir sonraki gezimize bırakmamıza neden oldu.

Gazi Müzesi, Samsun Gezilecek YerlerSamsun’da konaklamamızı öğretmen evinde yapıyoruz. Hem merkezi, hem de düşük maliyetli (iki kişi 65TL). Odalar geniş ve temiz, ki zaten niyetimiz sadece gece yatmak için kullanmak. Eşyalarımızı otele koyup sokağa çıkıyoruz. Annem yapacağını yapmış, öğretmenevinde bize bir torba dolusu Samsun’u anlatan kitapçık teslim ediyorlar. (Afitap annemler de bizim önerimiz ile 19,99 biletlerden arkadaşları ile birlikte alıp, 1 hafta Batı Karadeniz turu yaptılar.) Önce karnımızı doyurmak üzere Oscar lokantasına gidiyoruz. Bu seyahat boyunca Samsun’da ne yenir ne içilir konusunda Mehmet Yaşin’in tüm damak çatlatma tavsiyelerini uyguladığımızı belirtmeliyiz. Oscar lokantası da belediye meydanında bir esnaf lokantasıymış. Belediyenin nerede olduğunu yolda birine soruyoruz ve “Hangi belediye” cevabını alınca Karadeniz’e geldiğimizi hatırlıyoruz. Bizim bir anda dumura uğramış halimizi ve boş bakışlarımızı fark eden sokaktan geçen bir amca, ben size göstereyim diyerek bizi yönlendiriyor. Nefis lahana sarma ve hamsili pilav ile papaz yahni yiyerek enerji depoladıktan sonra Gazi Müzesinin yolunu tutuyoruz.

Gazi Müzesi

Gazi Müzesi, Samsun Görülecek YerlerKurtuluş mücadelesinin başladığı Samsun şehri elbette yakın tarihimizi sergileme adına önemli yapıtlara sahip. Bu müzede de Atatürk’ün kullandığı eşyalarla beraber memleketimizin kurtuluş mücadelesi anlatılıyor. Atanın kaldığı ev burası. Burayı takiben tarihsel süreçte çok daha eskilere gitmek için Samsun Arkeoloji Müzesinin yolunu tutuyoruz. Daha önce gördüğüm, İzmir, Antep, Hatay gibi müzelerin eline su dökmekten çok uzak.

Kısa sürede turluyoruz müzeyi. Dolmuş durakları da yakında. Aslında deniz kenarında sayılır ama Samsun genel olarak denizden uzak kalmış. samsun’un merkezi sayılabilecek İlk Adım semti (İzmir’in Konak’ı gibi) limanın arkasında (ya da liman dalga kıranının) ve bu liman binalardan oldukça geniş park ile ayrılmış, denizi pek hissetmiyorsunuz. Sahil boyunca dolmuşla gidip Bandırma Vapuruna varıyoruz. Samsun’da görülmesi gerekenlerin herhalde en önemlisi.

Samsun belediyesi de Eskişehir, Antep, İzmir belediyeleri gibi parklar, sosyal alanlar yapmaya gayret etmiş. Bandırma vapuru da orijinal vapurun bir kopyası, hemen yanında su kayağı parkı var denizin içinde. Bu cihazdan Eskişehir’de de vardı ama orada havuzda idi. 4-5 noktadan, yukarıdan, çelik bir halatı makaralar tutuyor ve bu halat üzerinden su kayağı yapanın tuttuğu ip çekiliyor. Çalışırken görmedim ama keyifli olmalı. Hemen yanında ise orjinalinin aynı olarak yapılıp içerisi balmumu heykellerle bezenen Bandırma vapuru. Keyifle geziyoruz. Vapurun yerleştirildiği ufak parkın diğer yanında geniş bir park var. Adı Doğu Park.  O parkın içerisinden bir miktar yürüyüp tekrar dolmuşla merkeze dönüyoruz. Gün batımına yakın, Samsun’a çıkışı gösteren/anlatan Kurtuluş Yolu iskelesine bir göz atıyor ve yabancılar pazarına dalıyoruz, eskiden Rus pazarıymış buranın adı, Rusların çoğu gitmiş, tahminimce Amerika’yla sempati olsun diye yabancı pazarı yapmışlar adını. Rus salatasının Amerikan salatası olmasıyla aynı hikaye olmalı.

Kurtuluş Yolu, Samsun Gezisi Notları

Samsun’da Ne Yenir?

Biraz dinlendikten sonra damak çatlatmak üzere Fevzi’nin Yerine yöneliyoruz, mekandan aldığımız bilgi çerçevesinde hafif raylı sisteme biniyoruz. samsun trafiğini herhalde pek rahatlatmıştır ama tuhaf durumlar var, yolun bir yerine üstelik köprü üzerine keskin bir viraj koymuşlar, tren dururcasına yavaşlamak zorunda kalıyor. İndiğimiz durağında çıkışı yok, iki tarafı da yol ve yaya geçidi falan yok. Daha az trafik olan taraftan dikkatlice geçip yine araçlar için olan üst geçitten ana yolun karşısına ulaşıyoruz. Sonrasındaki yürüme mesafemizde hayli fazla, neden bu yolu önerdilerse. Meze yok. Salata, roka, peynir ve turşu geliyor masaya, sonrasında nefis acılı ızgara hamsi, gerçekten damak çatlatan kalkan balığı ciğeri kavurması, Karadeniz’in yöresel fasulye kavurması, tavada incecik kızartılmış mısır ekmeği ve son olarak da kalkan. Yediklerimiz çok hoş ama hesap kısmı hiç hoş değil. Bir küçük ile beraber 140TL en son Bodrum Gümüşlük’te denize sıfır oturup rakı balık yaptığımda ödemiştim. İzmir’in en pahalı restoranında bile (Alaçatı hariç) böyle bir hesap ödemek için acılı ızgara hamsiden çok daha ekstra bir şeyler yemeniz gerek. Hiç olmazsa şehir merkezine servisle bırakıyorlar. Evet yediklerimiz çok güzeldi ama gitmeden birkaç kere düşünmek lazım. Sonradan Afitap annemlerden öğreniyoruz ki, hemen karşıdaki restoran buranın hemen hemen yarı fiyatıymış.

22 Ocak 2011

Samsun Arkeoloji Parkı, Samsun Gezilecek YerlerSabah kahvaltısı Samsun’da konakladığımız öğretmen evinde tahmin edebileceğiniz gibi (peynir, zeytin, domates temelinde). Dün dikkatimizi çeken İzmir gevreğinden oldukça ince gözüken Samsun simitlerinden hemen gidip alıyoruz kahvaltımız zenginleşsin diye. Güzel simitler. Hemen dün vardığımız saçma hafif raylı durağına gidiyoruz. Buradan tepeye teleferik var, Baruthane tepesine. Bu tepede tümülüs denilen gömü mezarlar var. Burayı şık şekilde arkeolojik park olarak düzenlemişler, tümülüslerin, aynı ufak tepeciklerin etrafından tahta iskeleler üzerinden yürüyüp kapılarına varıyorsunuz. Manzara şahane, mezarların içinde pek bir şey yok, küçük eski odalar diyebilirim. Arkeolojik önemi beni pek etkilemiyor. Teleferiğin ucuna bir de kafe konuşlandırmışlar tabii ki. Orada kahvelerimizi içiyoruz aşağı inmeden.

Samsun’da Yürüyüş Parkuru

Tekrar şehir merkezine dönüyor ve elimizdeki haritanın önerdiği yürüyüş parkurunu gerçekleştiriyoruz. Opera binasının yanından geçip sanat sokağından yukarı çıkıyoruz. Konakladığımız öğretmen evinin bir yukarısındaki caddeyi takip edip eski Samsun evlerine çıkıyoruz. Ne yazık ki evlerin çoğu yıkıntı durumunda, inşallah bir gün Eskişehir’in Saman Pazarı gibi restore edilir. Pazar yerinden geçerek tekrar belediye meydanına dönüyoruz, bu sefer Oscar lokantasının komşusuna dalıyoruz, nefis lahana çorbası üzerine tirit adını verdikleri kaz etli bulgur pilavından yiyoruz, çok lezzetli, ısrarla öneririm. Biraz daha turlanıp, gözümüze kestirdiğimiz bir yerde sütlaç da yedikten sonra tarihi bedesten çarşısının yolunu tutuyoruz. Bitpazarı durumundaki sokak pek hareketli değil.

Otelde biraz soluklandıktan sonra akşam yemeği için çıkıyoruz tekrar. Bir sonraki lezzet durağımız Gülhan tesisleri. Samsun merkezinin batısında Atakum içerisinde bir benzin istasyonunun lokantası aslında ama son derece şık ve son derece popüler. Hatta menüde Pazar gündüzleri pide siparişlerinin gelmesinin bir saati bulabildiği notu bile var. Biz böyle bir problem yaşamıyoruz, yarımşar boydan 4 çeşit sipariş ediyoruz garsonumuzun da önerileri doğrultusunda. Hepsi ağızda eriyor ama ince kapalı olarak yapılan samsun pidesi parmak yedirtecek cinsten, 26 lira hesap da gayet uygun. Çatlayana kadar yiyip geri dönüş istikametinde tekrar dolmuşa biniyoruz, Samsun’da ne yenir diye arıyorsanız Gülhan’ı es geçmeyin.

Gülhan Lokantası, Samsun'da ne Yenir

Atakum merkezde inip sahil tarafına geçiyoruz. İşte burası denizden kopmamış. Karşıyaka’nın, önünde sahil olan ve denize girilebilen hali olarak tanımlamak mümkün, Konyaaltı’nı anımsatıyor. Sahil boyu yürüyoruz, su kaydırağı parkı gibi sosyal parklar yapmışlar. Şık bir alışveriş merkezi de var sahilde, oraya da bir dalıp çıkıyoruz. Önünde geniş bahçesi olan, yaz aylarında çok hareketli oldukları her hallerinden belli kafelerden birinin ufak kapalı bölümüne giriyoruz. Dışarıdan pek büyük gözükmeyen bu kapalı alan arkaya doğru ayrı bir salona bağlanıyormuş, canlı müzik var ve içerisi hınca hınç dolu, ne yazık ki sigara içilmesine izin verdikleri için içerisi duman altı. Biz girişteki salona yerleşiyoruz, keman ilaveli rock müzik çalıyorlar biralarımıza eşlik etsin diye. Dönüşümüz yine dolmuşla.

Comment(1)

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir